TOPRAK

Topraklar, bir zamanlar yaşayanların çürüyen kalıntıları olan minerallerin, suyun, havanın, organik maddenin ve sayısız organizmanın karmaşık karışımlarıdır. Arazi yüzeyinde oluşur “dünyanın derisidir” diyebiliriz.

Baklagiller

Tanımı ve Türleri

Bazı bitkiler köklerinde azotu biriktirme özelliğine sahiptir baklagiller bu tür bitkilerin tohumlarıdır baklagiller olgunlaşmış tohum olduklarından bileşimleri esas olarak karbonhidrat, protein ve Selüloz dur. Danenin dış kısmında selüloz iç kısmında ise nişasta bulunur. baklagillerin yağı çoğunlukla çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşmuştur. baklagiller kalsiyum, demir,  çinko ve magnezyum minerallerinin yoğun kaynağıdır. Baklagillerde B1 vitamini ve B2 ve ve niasin  bulunur.

Baklagiller bitkiler içinde en yoğun protein içeren besinlerdir ancak baklagillerdeki proteinin biyolojik diğeri hayvansal kaynaklı proteinlerden düşüktür bunun nedeni ise Baklagillerde elzem amino asitlerin kükürtlü aminoasitlerin sınırlı oluşudur sınırlı amına asitleri içeren tahıl ve baklagillere et ya da yumurta eklenmesi baklagil ve tahıl proteinlerinin biyolojik değerini artırmaktadır.

Biyolojik değeri en yüksek olan baklagil soya fasülyesidir. Ayrıca Baklagillerde düşük olan demirin kullanılma oranının soya fasülyesinde yüksek olduğu bilinmektedir.

Badem Yetiştiriciliği

Badem ağacı Anadolu’nun en eski meyve türlerinden biridir. Ancak ülkemizde gerekli önem verilmemektedir. Tarla kenarlarında sınırlar üzerinde yetişmektedir.

Ülkemizde badem ağaçlarından kurulan badem ağacı tarlaları yok denecek kadar azdır. Kurulan bahçelerde mevcut ağaçlar bakım işleri genellikle yapılmamaktadır ve birkaç yıl içerisinde tarladaki badem ağaçları kurumaktadır.

Ülkemizin badem talebi yurt içinden karşılanamadığı için badem ithal edilmektedir

Son zamanlarda dünya genelinde badem üretim alanı hızla artmaktadır.

En fazla badem üretimi yapan ülkeler ABD, İspanya,İran,Fas olarak sıralanmaktadır.

Yerli Sığır Irklarımız

YERLİ SIĞIR IRKLARIMIZ

Günümüzde ülkemizde genellikle kültür ırkı olarak adlandırılan ve uzun yıllar süren seleksiyonlar ile elde edilen verimi yüksek ırkları görülmektedir. Fakat ülkemizinde geçmişten bugüne kadar gelen bazı yerli sığır ırkları vardır. Bu ırkların üzerinde fazla çalışma yapılmaması nedeni ile hem verimleri düşük kalmıştır, hem de sayıları azalmıştır. Fakat yerli ırklarımızı bilmek ve bu ırkların avantajlı özelliklerini kullanmak yine bizim elimizdedir.

İnsanlar ile sığırların ilişkisi ilk çağlarda başlamıştır. Evcilleştirilen sığır insanların birçok ihtiyacında kullanılmıştır. Et ve sütün dışında, özellikle erkek sığırların ve bu sığırların kastre edilmesi ile elde edilen öküzlerin gücünden de yararlanılmıştır. Bunun yanında deri vs. ürünleri de birçok amaçla kullanılmaktadır. Anadolu topraklarında da çok uzun yıllardır sığırların birçok özelliğinden yararlanılmıştır. Anadolu’da eski dönemlerde öncelikli olarak gücünden yararlanılmıştır. Günümüzde ise başta et ve süt olmak üzere birçok yönünden faydalanılmaktadır.

Yerli sığır ırklarımızı Yerli Kara, Boz ırk, Doğu Anadolu Kırmızısı ve Güney Doğu Anadolu Kırmızısı olarak sayabiliriz. Bu 4 yerli ırkımızdan başka ülkemizin değişik bölgelerinde farklı adlarla adlandırılan yerli sığır ırklarına da rastlanılmaktadır. Ancak bu ırkların çoğunun sayıları azalmış ve kaybolmaya yüz tutmuşlardır.

1 – YERLİ KARA

Özellikle yurdumuzun orta kesimlerinde hakim olarak yetiştirilen bu ırkın kökeni Anadolu’dur. Yerli Irklarımız içerisinde sayıca en fazla ve yayılma alanı en geniş ırk yerli karadır. Bu sebepten dolayı da bölgelere göre hayvanlar arasında cüsse farkı oluşmuştur. Mesela İçbatı Anadolu’da yetişen Yerli Karalar, Çankırı bölgesinde yetiştirilenlerden daha iridir.

GÖRÜNÜŞ :

 Uzun ve dar başlı, çok küçük yapılı bir ırktır.

* Renkleri tamamen siyahtır.

* Öne doğru uzanan, ince ve küçük boynuzları vardır.

VERİM :

Ortalama Canlı Ağırlığı : Erkekler 350 kg. Dişiler : 300 kg.

Buzağıların Doğum Ağırlığı : Erkekler 10-30 kg. Dişiler : 10-24 kg.

Günlük Canlı Ağırlık Artışı : 910 gr.

Karkas Randımanı : % 55,5

Laktasyon Süresi : 257 gün

Süt Verimi : 250 – 1500 lt.

Sütteki Yağ Oranı : %4.55

Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilen Yerli Kara sığırlar bu bölgenin iklim ve çevre şartlarına adapte olmuşlardır. İlkel bakım, besleme ve barındırma koşullarında yetiştirilir. Baş vücuda oranla biraz iridir. Boynuzlar hilal şeklinde olup zayıf ve kısadır. Anadolu’ya adapte olmuş ırklar içerisinde en ufak yapılı olanıdır. Deri rengi genelde siyah olup meme bölgesinde beyaz veya açık tonlu kısımlar görülebilir. Deri ince yapılıdır. Bacaklar ince ve kısadır.

Boyunda genellikle ince kıvrımlar mevcuttur. Göğüs dar, butlar genellikle zayıf ve incedir. Kemikleri ince yapılı ve bacaklar kısadır. Tırnak yapısı ufak, sert ve oldukça dayanıklı bir yapıdadır. Süt verimi oldukça az olan bu ırkın meme yapısı küçük ve cılızdır. Meme başları ince ve kısadır. Yerli Kara sığır ırkının en önemli görülen özelliklerinden birisi çok uysal olmasıdır. Az ot ve az samanla beslenerek kanaatkar olduğunu da ispatlamıştır.

2. BOZ SIĞIR IRKI

Tüm Balkan ülkelerinde görülen yerli ırktır. Yakın bir geçmişe kadar Sivrihisar’dan tüm Trakya’ya kadar yaygın olan bu ırk, Trakya’nın dağlık kısımlarında ve Marmara’nın güneyinde ufak sürüler halinde yetişmektedir.

Eskiden, çift sürmede öküz olarak oldukça sık kullanılan bu yerli ırkımız, tarımda mekanizasyona geçişin ardından hızla azalmaya başlamıştır. Yetiştirildiği bölgede kültür ırklarının yaygınlaşması da bu azalmayı hızlandırmıştır.

GÖRÜNÜŞ :

Renkleri açık gümüş renginden, koyu kül rengine kadar değişir. Erkekleri, dişilerden daha koyu olurlar.

* Kulak içlerinde siyah kıllar vardır.

* Boğaların gözlerinin çevresinde, gözlüğe benzer, koyu bir halka bulunur.

* Yeni doğan buzağılar açık kahverengidirler.

* Hem inek, hem de boğalarda boynuz bulunur. Bu boynuzlar 8 cm’den 46 cm’ye kadar olabilir.

* Boynuzların dip kısımları sarıya yakın beyaz renktedir, uç kısımları siyah olur. Tırnaklar siyahtır.

VERİM :

* Ortalama Canlı Ağırlığı : Erkekler 470 kg. Dişiler : 375 kg.

* Buzağıların Doğum Ağırlığı : Erkekler 24 kg. Dişiler : 22 kg.

* Günlük Canlı Ağırlık Artışı : 1050 gr.

* Karkas Randımanı : % 57,5

* Laktasyon Süresi : 220 gün

* Süt Verimi : 1100 – 2950 lt.

* Sütteki Yağ Oranı : %3,9 – 4,1

Yayılma alanı ülkemizin Trakya, Güney Marmara, Kuzey Ege ve Orta Anadolu’nun batı bölgeleridir. Bu bölgelerin iklim ve çevre şartlarına adapte olmuş ve fakir gıda ile yetinen bir ırktır. Sayıları oldukça azalmış olan bu ırkımızın doğal yaşam alanları genelde dağlık bölgelerdeki orman içleri ve engebeli arazilerdir. Bu tür alanlarda hiçbir insan müdahalesi olmadan beslenip üreyebilmektedirler. Oldukça gelişmiş bir sindirim sistemine sahiptirler. Düşük kalitedeki yemleri iyi değerlendirebilirler. İklime uyma kabiliyetleri çok yüksektir. Ani iklim ve yem değişikliklerine, her türlü olumsuz doğa şartlarına, açlığa, yetersiz beslenmeye, hastalık ve parazitlere karşı dayanıklıdırlar. Güçlü ve sert tırnaklara sahiptirler.

Vücut rengi açık gümüşiden koyu kül rengine kadar değişir. Boğaların göz etrafında gözlük gibi koyu bir halka, merme dediğimiz burun ucunun üst sınırında siyah bir halka vardır. Kulakların içi siyah kıllarla kaplıdır. İnekler boğalara göre daha açık renkli olurlar. Genellikle boyun, döş, göğüs, omuzların alt kısımları ve bacaklar vücudun diğer yerlerine göre daha koyudur. Boynuzlar uzun ve yukarı doğru hilal şeklindedir. Buzağılar açık kahverengi doğar, büyüdükçe renk griye dönüşür. Beden sağlam yapılıdır. Sağrının kuyruk sokumuna yakın kısmı oldukça dardır.

Ergin canlı ağırlıkları dişilerde 300-350 kg, erkeklerde 400 – 450 kg civarındadır.

Meme yapıları küçük olup süt verimleri düşüktür. Asabi karakterli olan bu ırkımızın sağımı güçtür. Laktasyon süresi 180-240 gündür. Laktasyon süt verimi ortalama 800-1000 kg ve süt yağı % 4 civarındadır. Beside günde yaklaşık 700 – 900 g canlı ağırlık artışı sağlayabilmektedir. Çevre şartlarının iyileştirildiği durumlarda hem süt, hem de et verim kabiliyetlerini artırabilirler.

3.DOĞU ANADOLU KIRMIZISI (DAK)

Ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesinde yüksek rakımlı alanlarda yetiştirilirler. Sert kış şartlarına dayanıklıdırlar. Uygun olmayan ahır şartlarına, yetersiz bakım ve beslemeye, salgın ve paraziter hastalıklara karşı dayanıklıdırlar. Bu şartlarda yaşamaya ve verim vermeye devam ederler. Mayıs ayından itibaren meraya ve yaylalara çıkarılırlar. Genellikle yılın 6 ayını merada geçirirler. Kalitesiz yemleri gayet iyi değerlendirirler. Doğu Anadolu Kırmızısında renk sarı – kırmızıdan koyu kestane rengine kadar değişir. Vücudun değişik yerlerinde, genellikle memede, karın altında, kuyrukta, kuyruk ucunda ve burun ucunda beyaza kadar değişen açık renkte lekeler görülebilir. Boğalarda vücudun ön tarafı, başın bazı kısımları, boyun göğüs ve bacaklar daha koyu renklidir. Boynuzlar kısa ve öne yöneliktir. Doğu Anadolu Kırmızısında en göze çarpan özellik göğüs bölgesinin dar olmasıdır. Belden sağrıya doğru yükselme, sağrıdan kuyruğa doğru alçalma görülür. Genellikle sağrı dar, keskin, sivri ve düşüktür. Vücudun arka tarafı ön tarafından daha yüksektir.

Ergin canlı ağırlıkları dişilerde 300 – 350 kg, erkeklerde 400 kg civarındadır. Makineli sağım için uygun değildir. Laktasyon süresi 205 gün ve laktasyon süt verimi ortalama 900-1000 kg ve süt yağı % 3,5 civarındadır. Doğu Anadolu Kırmızısı ülkemizin en önemli sığır eti kaynağıdır, erken yaşta besiye alındıklarında kaliteli et verirler. Böyle beslenmiş hayvanların etleri gevrek ve lezzetlidir. Besi döneminde günlük 700-800 gr canlı ağırlık artışı sağlarlar.

Et randımanı % 53 civarındadır.

Adından da anlaşılacağı üzere, yurdumuzun doğu bölgelerinde hakim olan yerli ırktır. Eti, sütü ve işgücü için geniş bir coğrafyada yetiştirilir. Dış parazitlere olduğu kadar, Şap hastalığına karşı da çok dayanıklı bir ırktır. Sert iklim koşullarında rahatlıkla yetiştirilebilirler. Kapalı alanlarda sinirli bir karakter gösteren bu ırkın merada sürü olarak yönetilmesi çok kolaydır.

GÖRÜNÜŞ :

*  Renkleri kırmızıya yakın, kahverengimsi ve sarımsı tonlardadır.

* Bazı hayvanlarda, arka bacak iç kısmında veya vücudun değişik yerlerinde beyaza varan renk açılmaları bulunabilir.

* Hem inek, hem de boğalarda boynuz bulunur. Bu boynuzlar genellikle hilal biçimindedir. 11 – 22 cm. arasında uzunluğa sahiptirler.

* Boynuzlar gri ya da sedef renginde olup uç kısımları siyahtır. Tırnaklar siyah renktedir.

VERİM :

 Ortalama Canlı Ağırlığı : Erkekler 395 kg. Dişiler : 325 kg.

* Buzağıların Doğum Ağırlığı : Erkekler 19.5 kg. Dişiler : 17.5 kg.

* Günlük Canlı Ağırlık Artışı : 850 gr.

* Karkas Randımanı : % 57,5

* Laktasyon Süresi : 205 gün

* Süt Verimi : 950 – 2250 lt.

* Sütteki Yağ Oranı : %3.5

4. GÜNEY ANADOLU KIRMIZISI (GAK)

Yayılma alanı Torosların güneyinde kalan Akdeniz bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesidir. Ülkemizin en iri yapılı ve süt verimi en yüksek yerli ırkıdır. Uzun yıllardan beri bu bölgelerde yetiştirildiklerinden dolayı Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin mevcut koşullarına, özellikle sıcak iklimine iyi adapte olmuşlardır. Kene ve kan parazitlerin meydana getirdiği hastalıklara dayanıklıdır. Bakım ve beslemenin düzenli olmadığı İlkel şartlarda yetiştirilebilirler. Uzun mesafeleri rahatlıkla yürürler.

Bulundukları bölgelere göre Halep Sığırı, Kilis Sığırı, Çukurova Sığırı ve Dörtyol sığırı diye dört alt gruba ayrılır. Halep ve Kilis Sığırı, Çukurova ve Dörtyol sığırlarından daha iri yapılı olup, süt verimleri de daha yüksektir. Güney Anadolu Kırmızısı kirli sarıdan kırmızı tarçıniye kadar değişen renkler gösterirler. En çok görülen tarçın rengidir. Vücudun ön kısmı arka kısmından daha koyu renklidir. Başta göz etrafı, yüzün yan kısımları, boyun ve kürekler vücudun esas rengine göre biraz daha koyucadır. Bazen göz kapakları, boynuz, tırnak ve burun ucuna kadar tamamen sarı hayvanlara rastlanır. Genel olarak burun etrafında vücut renginden daha açık bir halka vardır. Bacakların iç yüzeyleri, memeler ve karın altı vücuda nazaran daha açık renktedir. Vücudun ön kısmı arkaya nazaran daha koyudur. Boynuz ve tırnaklar siyaha yakın gri renklidir. Kuyruk püskülü siyah renklidir.

Asil ve zarif görünümlüdür. Boyun ince ve uzun, sırt gevşek, beden dar ve sağrı yüksek yapılıdır. Sağrı cidagodan daha yüksektir. Yaş ilerledikçe gerdanda kıvrımlı ve sarkık bir deri yapısı gelişir ve özellikle erkeklerde hörgüç benzeri bir oluşum meydana gelir. Vücut harmonisi bozuk olduğundan sallantılı yürür.

Laktasyon süreleri kısa olup yedi ay kadardır. Sağımın yapılabilmesi için buzağının emmesi ya da hiç olmazsa ineğin yanında bulunması gereklidir. Bir diğer deyişle makineli sağım için uygun değildirler. Süt verimleri, içinde bulundukları bakım ve beslenme şartlarına göre ortalama 1500-2500 kg arasında değişir. Süt verimi yönünden varyasyon büyük olup 5000 kg a kadar süt veren ineklere rastlanmaktadır. Laktasyon süresi 240 gün olup sütteki yağ oranı % 3-3.5’dur. Ergin canlı ağırlıkları dişilerde 400 kg, erkeklerde 600 kg civarındadır. Beside günlük canlı ağırlık artışı 800-900 g arasındadır.

Bahçıvan Sığırı ve Kilis Sığırı olarak da bilinen bu ırkın anavatanı Türkiye’dir. İçel’den Şanlıurfa’ya kadar olan bölgede eti ve sütü için yetiştirilir. Yerli sığır ırklarımız arasında süt verimi en fazla, canlı ağırlığı en yüksek olan ırk GAK’tır. Kan parazitlerinden kaynaklanan hastalıklara, kenelere, kötü beslenme şartlarına karşı oldukça dayanıklıdır. Uzun mesafeleri rahatça yürüyebilen bu sığırlar, yardımsız olarak doğum yapabilirler. Yabancılara karşı oldukça mesafeli olan bu ırkın idaresi kolay değildir.

GÖRÜNÜŞ :

* Renkleri kahverengi, kırmızı veya sarı olabilir.

* Kuyruk ucunda, yanaklarda, göz çevresinde, kulak kenarında, normal vücut rengine göre daha koyu tonlar görülür.

* Burnun etrafında vücuda nazaran daha açık renkte halka bulunur.

* Derileri siyaha yakın kahverengi olur.

* Hem inek, hem de boğalarda boynuz bulunur. Bu boynuzlar genellikle hilal biçimindedir.

* Boynuzları siyaha yakın gri renktedir.

* Tırnakları siyahtır.

* Yenidoğan buzağılar “tarçın” rengindedir.

* Bu ırkın kılları, sıcak aylarda parlak ve açık sarıya yakınken, soğuk aylarda koyulaşıp uzarlar.

* Kısa boyunlu, dik başlı, zarif hayvanlardır.

* Harmoni bozukluğundan ötürü, sallantılı bir yürüyüşü vardır.

VERİM :

* Ortalama Canlı Ağırlığı : Erkekler 610 kg. Dişiler : 380-480 kg.

* Buzağıların Doğum Ağırlığı : Erkekler 19-35 kg. Dişiler : 16-28 kg.

* Günlük Canlı Ağırlık Artışı :1100 gr.

* Karkas Randımanı : % 57,5

* Laktasyon Süresi : 210 gün

* Süt Verimi : 2200 – 5250 lt.

* Sütteki Yağ Oranı : %4.3

5 – ZAVOT SIĞIRI

İsmini Kars ilinin Zavot Bölgesi’nden alır. Kafkasya üzerinden, yurdumuzun Kars yöresine geldikleri düşünülmektedir. Buradan gelen Montofon ve Simental ırkı sığırlarla melezlenme sonucu yıllık ortalama 1500 kg süt verimine ulaşabilen Zavot Sığırı meydana gelmiştir. Bu ırkın hayvanları besiye alındıklarında, Doğu Anadolu Kırmızısı’na nazaran daha iyi et tutarlar. Özellikle peynircilikle geçimini sağlayan mandıraların civarında populasyonu fazladır. Yılın yarısını mera ve yaylalarda geçirirler.

Bölgeye çok iyi adapte olmuş bu ırk, hastalıklara ve zor iklim şartlarına oldukça dayanıklıdır. Kötü barınma koşullarında ve engebeli arazide yetiştirilebilmektedir.

GÖRÜNÜŞ :

* Renkleri genellikle beyazdır. Nadiren açık sarı olanlarına da rastlanır.

* Sağlam yapılı ve orta büyüklükte bir vücut yapıları vardır.

* Derisi oldukça elastik, kemikleri sağlam, sırt hattı düzdür.

* Burnun merme tabakası koyu, açık veya lekeli olabilmektedir..

* Kafa yapıları süt ineklerine benzer.

* Hem dişiler, hem de erkekler boynuzsuzdurlar.

VERİM :

* Ortalama Canlı Ağırlığı : Erkekler 400 – 600 kg. Dişiler :270-450 kg.

* Buzağıların Doğum Ağırlığı : Erkekler 19-28 kg. Dişiler : 17-24 kg.

* Günlük Canlı Ağırlık Artışı : Erkekler 900 – 1000 gr. Dişiler : 700-850 kg

* Karkas Randımanı : % 57,5

* Laktasyon Süresi : 275 – 300 gün

* Süt Verimi : 2300 – 3300 lt.

* Sütteki Yağ Oranı : % 3.5 – 4.5

6 – GÜNEY SARISI

Bu ırkın Anavatanı Anadolu’dur. Dörtyol Sığırı, Çukurova Sığırı, Siverek Sığırı ve Yerli Sarı gibi değişik isimlerle de bilinir. İçel’den başlayarak Şanlıurfa’ya kadar olan illerimizde yetiştirilir. En yoğun bulunduğu yerler, Amanos ve Toros Dağları’nın, Akdeniz’le aralarında kalan kısımları ve yine bu sıradağların doğu ve kuzey bölgeleridir. Süt ve eti için yetiştirilir, kombine verimlidir.

Annelik içgüdüsü çok iyi olan bu ırk, engebeli araziye kolaylıkla uyum sağlar, hastalıklara karşı dayanıklıdır.

GÖRÜNÜŞ :

* Rengi kirli sarıdan, kırmızı tarçiniye kadar değişkenlik gösterir.

* Boyun ve kürek bölgesi, yüzün yan tarafları ve gözlerinin etrafı, vücuda göre daha koyu renkte olur.

* Burunlarının ucu, siyaha kadar varan koyu renktedir.

* Ağız ve burun etrafında, açık renkli bir halka bulunur.

* Boynuzları ve tırnakları siyaha yakın koyu renklidir.

* Küçük yapılı bir ırktır.

VERİM :

* Ortalama Canlı Ağırlığı : Erkekler 320-450 kg. Dişiler : 200-300 kg.

* Laktasyon Süresi : 160 – 235 gün

* Süt Verimi : 450 – 800 lt.

* Sütteki Yağ Oranı : %3 – % 4.1

7 – MARAŞ SIĞIRI

Maraş civarında bulunur. Yerli Kara ırkı ile Güneydoğu Anadolu Kırmızısı veya Doğu Anadolu Kırmızısı ırkının melezlenmesinden ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kırmızı renkli bu ırk, ufak yapılıdır. Süt verimi Yerli Kara’dan yüksekse de, GAK ve DAK’tan düşüktür.

8 – KIRIM SIĞIRI

İsminden de anlaşılacağı üzere bu yerli ırkımızın anavatanı Kırım Bölgesi’dir. Osmanlı döneminde Kırım’dan getirilen ırklarla, yerli ırklarımızın melezlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Renkleri kırmızı tonlarındadır. Bir laktasyonda 1500 kg süt verdikleri görülmüştür. Ancak bunun için iyi bakım ve beslenme şarttır.