Şubat Ayında Yapılan Tarım İşleri Nelerdir?

Tarım sektörü için, şubat ayında yapılan tarım işlerini gruplara ayırarak şu şekilde sıralayabiliriz:


Tarla Ziraati İşleri

1) Bazı ılık bölgelerde ilkbahar ekimleri için toprak işlemesi yapılır. Kaymak bağlamış ekili tarlalar tırmık ve kazayağı ile kırılır ve toprak kabartılır. Fazla kabarık ve kesekli tarlalar ise loglanır. Hafif ve süzek topraklar için mutlaka suni gübreler ve çiftlik gübreleri verilmelidir.

2) İklimi ılık bölgelerde çavdar, arpa, bezelye, bakla gibi çeşitlerin ekimi yapılır.

3) Ekimi yapılan sulak tarlalarda ilk can suyu verilir.

4) Ambarlarda gerekli muhafaza ve mücadele işleri devam eder. Tohumluklar ayrılarak temizlenir, ilaçlanır. Ekime hazır duruma getirilir.

Meyvecilik İşleri

a) Fidan çukurları açılır, toplu meyvelik kurulacak sahalar sürülür ağaç dipleri kabartılarak gübrelenir.

b) Mutedil bölgelerde ay ortasına kadar fidan dikimleri devam eder. Fidan sökümü ve katlaması yapılır.

c) Her türlü meyvelerde (ılık bölgelerde) budama çalışmaları başlar ve devam eder.

d) Çeşitli zararlı ve hastalıklarla kış mücadelesine devam edilir.

e) Özellikle turunçgillerin hasadı devam eder. Ambalajlanarak piyasaya arz edilir. Yaz için depolama da yapılır.


Sebzecilik İşleri

a) Seralarda turfanda sebzeler hasat edilmeye başlanır.

b) Sıcak yastıklara sebze tohumları ekilir. Bazı bölgelerde ay sonuna doğru fideler bahçeye alınabilir. Kışlık sebzelerin ılık bölgelerde hasadı devam eder.

c) İlkbaharı erken gelen bölgelerde yazlık sebze ekimi için toprak işlemesi yapılır, gübrelenir.

d) Sera ve sıcak yastıklarda sulama, çapalama ve ayıklama (seyreltme) işleri yapılır.

e) Çeşitli zararlı ve hastalıkla mücadele yapılır.

f) Seralardan elde edilen ilk turfanda sebzeler ambalajlanarak piyasaya sevk edilir.


Bağcılık İşleri

a) Bağ kurulacak yerlerde ve eski tesislerde derin belleme (Krizma) yapılır, gübrelenir.

b) Köklü ve köksüz asma çubuğu dikimi devam eder.

c) Budama yapılmaya başlanır.

d) Bağlarda kış mücadelesi yapılır. Omcalar(bağ kütüğü) bordo bulamacası ile yıkanırlar.


Hayvacılık İşleri

a) Hayvanlar ahırda olduklarından temizlik ve dezenfeksiyona önem verilir.

b) Çeşitli yemlerle hayvanlar ahır beslemesine tabi tutulur. Çeşitli bakım işleri yapılır.

c) Doğumlar başladığından gerekli tedbirler alınır. Yavrular için özel bakım ve besleme yapılır.

d) Havanın uygun olduğu günlerde hayvanlar meraya çıkarılır.

e) Hayvan hastalık ve zararlarına karşı koruyucu aşılar ve ilaçlar uygulanır.

Tavukçuluk İşleri

a) Kümeslerde temizlik işleri ve havalandırma devam eder.

b) Kuluçka mevsimi başlayacağından gerekli tedbirler alınır.

c) Kümeslerde tane ve suni yemler verilerek dengeli beslenmeleri sağlanır.

d) Çeşitli koruyucu aşılar devam eder ve ilaçlar verilir.


Arıcılık İşleri

a) İklimi uygun yerlerde yavaş yavaş arılar dışarı çıkarılırken, soğuk bölgelerde ise arılar içerde olduklarından havalandırma işleri dikkatle yapılmalıdır.

b) Soğuk bölgelerde şerbet verilmelidir.

c) Oluşabilecek hastalık ve zararlılarla mücadele edilir.

Mart Ayında Yapılan Tarım İşleri Nelerdir?

Tarım sektörü için, mart ayında yapılan tarım işlerini gruplara ayırarak şu şekilde sıralayabiliriz:


Tarla Ziraati İşleri

a) Her türlü tarla ziraatı için toprak işlemesine devam edilir. İşleme ile birlikte gübreleme yapılır. Kaymak bağlamış tarlalar tırmık ve kazayağı ile kırılır. Böylece hububatta kardeşlenme de sağlanmış olur. Güzlük ekim yapılan yerlerde ikinci azot uygulaması yapılır.

b) Yazlık hububat ekimi devam eder. Bu arada çayır-mera ve yem bitkilerinin de ekimi, iklimi uygun yerlerde tütün fidelikleri tesisi ve pamuk ekimine başlanır.

c) Sulanabilir sahalarda can suyu verilirken, tarlalardaki fazla su boşaltılır.

d) Güzlük ekilmiş hububatta mücadeleye önem verilmelidir.


Meyvecilik İşleri

a) Toplu meyvecilik kurulacak sahalar ile eski tesisler sürülür ve gübrelenir.

b) Fidan dikimine birçok bölgelerde devam edilir.

c) Meyvelerde budama ile birlikte aşılama işleri de devam eder. Ilık bölgelerde sert çekirdekli meyveler çiçek açabileceğinden donlara karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni kurulan meyve bahçelerine can suyu verilmelidir.

d) Çeşitli zararlı ve hastalıklara karşı mücadeleye devam edilmelidir. Özellikle armut göz kurdu, püseron ve zeytin güvesine karşı önlem alınmalıdır.

e) Turunçgillerin hasadına ve ambalajlanarak piyasaya arz edilmesine devam edilir.


Sebzecilik İşleri

a) Seralarda turfanda domates, hıyar, kabak gibi sebzelerin hasadına devam edilir.

b) Sıcak ve ılık yastıklara ekilen sebzelerin birinci şaşırtması yapılır.

c) Sebze bahçesi topraklarının işlenmesine devam edilir ve gübrelenerek ekime hazır hale getirilir.

d) Domates, biber, patlıcan yavaş yavaş tavalara alınır.

e) Şaşırtılan ve tavaya alınan fidelere can suyu verilir. Şaşırtılma yapılmamışsa çapalama yapılmalıdır. Özellikle bakla ve bezelyelerde çapalama başlar.

f) Bahçede, serada, sıcak ve ılık yastıklardaki zararlı ve hastalıklarla mücadele edilir.


Bağcılık İşleri

a) Bağ kurulacak yerlerde ve eski tesislerde toprak işlemesi ve gübrelemeye devam edilir.

b) Köklü ve köksüz bağ çubuğu dikimine devam edilir.

c) Don tehlikesi olmayan yerlerde bu ay içinde bağ budamasına son verilir. Tehlikesi olan yerlerde donların geçmesi beklenmelidir. Nispeten mutedil iklimli yerlerde ve ılıman bölgelerde aşılama işlemlerine de başlanır.

d) Hastalık ve zararlılarla mücadele edilmeli, soğuk bölgelerde omcalar gözler patlamadan bordo bulamacı ile yıkanmalıdır.


Hayvancılık İşleri

a) Bazı bölgelerde hayvanlar meraya çıktıklarından ahır işleri yavaşlar. Ancak Doğu Anadolu Bölgelerinde ahır temizliği, havalandırma, dezenfeksiyon işler devam eder.

b) Meraya çıkarılmış hayvanlara da ek yemler verilir. Diğer ahırda bulunan hayvanların yemlenmesi ve bakım işleri yapılır.

c) Devam eden doğum işleri ile ilgili gerekli tedbirler alınmalıdır.

d) Bazı bölgelerde meralarda otlatma başladığından meraların ıslah çalışmaları yapılır. Özellikle nöbetleşe otlatma yapmakla meraları korunduğu gibi daha uzun süre faydalanılabilir.

e)İlkbahar mevsimi ile birlikte oluşabilecek salgın hastalıklar ile diğer zararlılara karşı koruyucu aşı ve mücadele yapılır.


Tavukçuluk İşleri

a) Kümeslerde bakım, temizlik, dezenfeksiyon işleri devam eder. Kümes pencereleri kedi, köpek, tilki, sansar gibi hayvanların ve kuşların girmelerine engel olacak şekilde kafes teli ile kaplanmalıdır.

b) Kuluçka mevsimi olması nedeniyle bu amaçla yapılan işlere önem verilir. Damızlığa uygun yumurtalar seçilerek üretim yapılır.

c) Beslenmede özellikle yeni çıkan civcivlere önem verilerek,büyümelerini sağlayan yem çeşitleri seçilir.

d) Tavuk hastalıklarına karşı koruyucu aşılar ve önleyici ilaçların uygulanmasına devam edilir. Özellikle civcivlerde bu durum özel bir önem taşımaktadır.


Arıcılık İşleri

a) Arılar bazı bölgelerde dışarıya çıkacaklarından kovan bakım işleri buna uygun olarak devam eder.Kovan çerçeveleri tamir edilir. Küflü ve kırık çerçeveler değiştirilir.

b) Arılar bal toplama faaliyetine başladıklarından bakım işleri artacağından arıcılık malzemeleri daima çalışır halde bulundurulmalıdır.

c) Kovanlarda hastalık yapmaması için ilkbahar temizliği yapılır ve gerekli ilaçlar kullanılır.

Arıcılığın Bilinmeyenleri

Her bir petek gözünün 6 yüzü vardır.

Kovan içi sıcaklığı 34 derece, nemi %40-65 arasındadır.

Bir bal arısının 4 kanadı, 6 ayağı ve 5 gözü vardır.

Bal arıları dakikada 11.400 kez kanat çırpar.

Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 24 km hızla uçabilir.

Ana arı her gün 2.000 adet yumurta atar ve attığı yumurtaların toplam ağırlığı kendi ağırlığı olan (178-292) 200 mg kadardır.

Bal arısında 2 bileşik göz bulunur. Bileşik gözler ana arıda 3.000, işçi arıda 4.000 ve erkek arıda 8.000’den fazla gözden oluşur.

Erkek arılarda anten 12 bölümlü iken işçi ve ana arılarda 11 bölümlüdür.

Ana arılar 16, işçi arılar 21 ve erkek arılar 24 günde ergin hale gelirler.

Ana arılar 8-10 günde cinsel olgunluğa erişirler. Çiftleşmeden 2-3 gün sonra yumurtlamaya başlarlar.

Ana arının 2 yumurtalığı bulunur. Her bir yumurtalıkta 160-180 yumurtalık kanalı bulunur.

Ana arı havada 5-20 erkek arı ile çiftleşir.

Analı ve normal bir kolonide mart ayında kuluçkadan çıkan işçi arılar 35 gün ve haziranda çıkanlar 28 gün yaşarlarken, eylül-ekim aylarında yetiştirilen işçi arılar 304 gün kadar yaşayabilmektedirler.

Erkek arılar 54 gün yaşarlar.

10.000 adet işçi arı 1 kg ağırlığındadır.

Tek katlı bir kovanda 2.5 kg arı vardır.

1.5 kilogramlık paket arı 90 dolardır.

Bir arılıktaki kolonilerin %13’ü oğul verebilir.

Bir işçi arı 100 mg (81-151) iken bir erkek arı 220 (196-225) mg’dır.

Bir petekte arkalı önlü toplam 7.000 göz vardır.

Bir petek üzerinde toplam 3.500 ergin arı bulunur.

Tabiattaki tozlaşmanın %85’i bal arıları sayesinde yapılmakta ve bu hizmeti ile arıcılık bal değerinin 15 katı fazla değer üretmektedir.

Bitkilerin nektar içeriği %3-70 (30-50) arasındadır.

Arılar 1-2 km yarıçaplı alanda tarlacılık yapmakla birlikte, 13 km kadar uzağa gidebilirler.

Dünya’da 20.000 arı türü bulunmaktadır.

Arılar 40.000.000 yıldır dünyada bulunmaktadır.

İşçi arıların boyu 14-15 mm’dir.

İşçi arılar 3 gün arı sütü, 3 gün bal+polen ile beslenirler.

Erkek arılar 14 günde cinsel olgunluğa erişirler ve 2 ay yaşarlar.

Ana arı ızgarası 4.3-4.7 mm aralıklıdır.

İşçi ve ana arıların abdomeninde 7 segment var iken erkek arılarda 6 segment vardır.

İşçi arılarda 3-6. karın halkalarında 4 çift balmumu salgı bezi vardır.

Arılarda trake sisteminde 10 çift stigma vardır.

Yumurtaların boyu 1.5 mm’dir.

5 günlük larvalar başlangıç ağırlığına göre 1500 kat ağırlık kazanır.

Petek gözleri 12 mm derinliğindedir. Petek gözleri yatay düzlemle 9-13 derece eğimlidir.

10 cm’lik petekte 20 işçi arı gözü, 16 erkek arı gözü vardır.

Kovan yeri 50 cm değiştirilirse arılar yerlerini bulmakta güçlük çekerler.

Bir koloninin günlük su ihtiyacı 200 g’dır. Su taşıyan işçi arılar günde 50-100 sefer yaparlar ve her seferde 50 mg su taşırlar.

Bir bal arısı dolu mide ile 15 dakika ve 6-7 km uçabilir.

Ülkemizde 1.5 milyon koloni göçer arıcılık yapmaktadır.

Bal arısı yumurtaları 0.12-0.22 mg ağırlığında, 1.5-1.8 mm uzunluğundadır.

Ana arı 18-22, işçi arı 12-15 ve erkek arı 15-17 mm uzunluğundadır.

Bir larva tüm gelişme süresince işçi arılar tarafından 110.000 kez ziyaret edilir.

İki petek arasında 8-10 mm boşluk olur.

Temel petek 42×22 ebadındadır.

1 kg balmumundan 13 petek yapılır.

Her 100 yumurtanın 85 adedi ergin hale gelir.

Ülkemizde kışlatma kaybı %15-20’dir.

Bir yöredeki ana nektar akımı 13-15 gündür.

Esas nektar akımı döneminde 1,5-3 kg, diğer dönemlerde 150-500 g kovan artışı sağlanır.

Ana arı öldükten 5-6 saat sonra işçi arılar tarafından anlaşılır.

Langstroth kovan ölçüleri 505x435x260, çerçeve ölçüleri 472×250 mm’dir.BAL

Bal arılarının, 1 kg bal üretebilmek için 40.000 arının 6 milyon çiçeğe konması gerekiyor.

Bir kovan arı yarım kiloluk bal için 88 km kadar uçar.

Bir işçi arı hayatı boyunca 1/12 çay kaşığı bal yapabiliyor.

Bir arının dünyanın etrafında dolaşabilmesi için 2 yemek kaşığı ya da 25 g bala ihtiyacı vardır.

Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100.000.000 çiçekten nektar alıyor ve 100.000 km kanat çırpıyorlar.

Oğul verilirken kolonideki arıların %30-70’i gider.

Bir koloni 1 kilo bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kilo bal tüketmektedir. Bunu yapabilmesi için kat ettiği yol yaklaşık olarak 6 kez dünya çevresinin dönülmesine eşittir.

İşçi arılar günde 10-24 kez nektar seferi yaparlar ve her seferinde 40-50 mg nektar taşırlar.

Bal arıları 260 gram nektardan 100 gram bal yaparlar. Toplanan nektarın %35’i bala dönüşür.

Balda %18 su, %38 fruktoz, %31 glikoz, %1 sakkaroz, %7 diğer şekerler, %0.5 asitler, %0.26 ham protein, %0.17 ham kül ve %2.21 iz elementleri bulunur.

Bir kovan yılda 80 kg bal tüketir.

Bir kolonideki arıların 1/3’ü tarlacıdır.

POLEN

Bir bal arısı bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder.

İşçi arılar günde 5-20 kez polen seferi yaparlar ve her seferinde 10-30 mg polen taşırlar.

Bir koloniden günde 100 g polen toplanabilir.

Bir koloninin kovanına taşıdığı çiçek tozu miktarı yılda 35–40 kg civarındadır.

İşçi arılar sabah 06:00-10:00 saatleri arasında yoğun olarak polen toplarlar.

Günlük polen tüketimi çocuklar için sabah ve akşam birer çay kaşığı, erginler için birer tatlı kaşığıdır.

Bir arı gözden çıkıştan, ergin hale gelinceye kadar 145 mg polenle beslenmektedir.

Polen, %29 karbonhidrat, %21 protein, %11 su, %5 lipid, %3 nişasta, %3 kül ve %28 diğer maddeler içerir.

Bir yemek kaşığı kuru polen yaklaşık 10 g’dır.

Yaş polen 30-35 derce sıcaklığa ayarlanmış havalandırmalı bir fırında 5-6 saat tutularak yapılır.

Kurutulan polendeki su düzeyi %5 düzeyine indirilir.

ARI SÜTÜ

Arı sütü 5-15 günlük yaştaki işçi arıların baş kısmında bulunan alt çene ve boğaz bezleri tarafından salgılanan, bir üründür.

Yüksük başına arı sütü verimi 250 mg’dır.

Koloni başına 60-100’lük bir transferde elde edilen arı sütü verimi 13-27 g’dır.

İyi bir koloniden elde edilen arı sütü miktarı 5-7 kg/koloni/yıl’dır.

İnsanlar için önerilen arı sütü tüketim oranı canlı ağırlık başına 1 mg/kg’dır.

Arısütünün yapısında, %66 su, %12.34 protein, %5.46 yağ, %12.49 şeker, %0.82 mineraller, %2.84 bilinmeyen maddeler bulunmaktadır.

PROPOLİS

Propolisi 12-21 günlük işçi arılar toplarlar.

Propolisçi arılar her seferde 10 mg propolis taşırlar.o Bir sezonda çeşitli faktörlere bağlı olarak 50-250 g/koloni propolis elde edilebilir.

Propolis tuzağı plastikten olup 3 mm’lik açıklıklar bulunur.

40 derecede yumuşamakta, 80 derece sıcaklıkta kısmen erimektedir.

ARI ZEHİRİ

Arı zehiri 16-19 günlük işçi arılarda en yüksek düzeyde üretilir.

Bir arının iğne kesesinde 0.3 mg yaş zehir bulunur ve bu zehirden 0.1 mg kuru arı zehiri üretilebilir. İnsan için LD50 = 2.8 mg/kg arı zehiridir.

Her bir koloniye 5 dakika uygulama yapılır. 20 koloniden 1 g kristal halde arı zehiri elde edilir. 10-15.000 arıdan 1 g kristal halde arı zehiri elde edilir. 20.000 koloniden 1 kg kuru arı zehiri elde edilir.

En etkin arı zehiri toplama 3 gün aralıkla 15 dakikada yapılır ve 2-3 hafta sonra tekrarlanır.

BALMUMU

Balmumu 12-18 günlük yaştaki işçi arıların 4-7. karın halkalarından salgılanır.

Petekler yaklaşık 0.25 mm kalınlığındadır.

İşçi arı gözleri 5.1-5.5, erkek arı gözleri 6.2-6.9 mm, ana arı gözü 9-10 mm çapındadır.

Bir çerçeve 2-4 kg bal alabilir.

Bir petek için gereken mum miktarı 100 gramdır.

Tek bir bal mumu pulu sadece 1.1 mg ağırlığındadır. 1 kilo bal mumu için 910.000 tane pul gerekir.

1 kg mum üretimi için 8-21 kg bal harcanır.

Balmumu 64 derecede erir. Alıntıdır.

BAL ARILARINDA BAKIM

Daha önceki yazılarımızda kolonilerin zayıf ve güçlü olarak ayırmış erken gelişen güçlü olan koloniyi yavaşlatırken zayıf çıktığı için yavaş gelişen kolonimizi de takviye çerçeve vererek düzenlemiş ve hızlanmasını sağlamıştık ki burada amacımız tüm kolonilerimizin yaklaşık aynı seviyelerde gitmesini sağlamaktı.

Bu yazımızda ise bahar bakımlarına nasıl devam edeceğiz?

Nasıl besleme uygulaması yapacağız?

Hangi materyalleri kullanacağız?

Ve herkesin sorduğu soru; çerçeveyi nasıl vereceğiz?


Şimdi kolonilerimizi eşitlediğimizi varsayalım. Güçlü ve zayıf kolonilerimiz vardı. Birine takviye vermiştik birinden de takviye almıştık.
Öncelikle bu kolonilerimiz de bakımlara nasıl devam edeceğiz ona bakalım. Besleme materyallerinin sıralamasını yazmıştık. Önce şuna bakıyoruz. Biz hangi dönemdeyiz? Bu dönemde doğada arı için neler var? Daha önceki yazılarımızda arının iki beslenme materyali olduğunu söylemiştik. Birincisi bal ikincisi polen. Şimdi gelelim bizim içinde olduğumuz döneme. İçinde bulunduğumuz dönem arının iki beslenme materyaline de ihtiyacı bulunmaktadır. Fakat biz bu işi yaparken maliyetlerimizi de olabildiğince minimize etmemiz gerekiyor. Doğaya baktığımızda da taze ve devamlı yenilenmekte ve gittikçe artan miktarda ve çeşitlilikte çiçek açmakta. Şimdi şunu soracaklar çoktur. Kek ve içeriğinde birtakım bitkisel ve kimyasal ekstrakların olduğu kekleri verelim mi? Yavruyu daha artırır mı? Çok mu zenginsiniz? Üstelikte arılar için devam eden süreçte zengin içeriğe sahip polen varken. Ama şunu söyleyelim. Bölgenizde polen çok kıt ama havalar ısındı ise arı yavruya yattı fakat içinde polen neredeyse kalmadı ise işte o zaman kek verebilirsiniz. Çünkü burada amaç şu kek ile arılara polen geliyor izleniminin verilmesi sağlanacak ve arılar yavru atımını azaltmayıp devam edecektir. Yok polen gayet güzel gelmeye başladı ise o zaman keke ihtiyaç yoktur. Sadece şurup verilecektir.
Peki şurup nasıl verilecek?
Öncelikle şunu belirtelim. Biz kışa girerken nasıl şurup veriyorduk? Koyu hatta suyu olmadığı için tamamen invert şuruplardan alıp verenlerimiz de vardır. O zaman bahara çıkarken de ilk koyu olacağını daha önceki yazılarda belirtmiştik. Sıralama şöyle olacak. Önce varsa süzme bal demiştik. Azar azar çektikçe yenilenecek. Bal yoksa olabildiğince koyu ki özellikle piyasadaki invert olan şurup yada evde yapıyorsak 2 hatta 3 şeker 1 su yapabilirsek ne kadar koyu yapabilirsek öyle yapacağız. Ardından yavru alanı açılmaya başladıkça şeker miktarını azaltırken su miktarını artıracağız.

Örnek verecek olursak önce 3 şeker 1 su iken sonrasında 2 şeker 1 su daha sonra 1 şeker 1 su şeklinde olacak. 1 şeker 1 su ile başladıktan sonra artık hep böyle gidecek. Burada ayrıntı şu. Şu iki ayrıntıyı hiç unutmayalım. ilki arı aç diye arıyı şuruba doyurmak değil. Önce 1 su bardağı verip çektikçe tekrar vereceğiz. Şimdi şurupluğu tamamen doldurmak iyi olmayacaktır. İkincisi ise verilen şurubu doğayı taklit ederek gittikçe artırmak. Önce 1 su bardağı mı başladı. Arı yavruyu iyice yaydıktan sonra 1,5 su bardağı olacak. Biraz daha yayıldıkça 2 su bardağı olacak. Böyle devam edecek. Yetmediği yerden itibaren doldurun şuruplukları. Eğer şuruplukları erken bahardan itibaren doldurup verirseniz arı belki çeker ama yavruyu atacak yer kalmaz. Çünkü arılar yavru atmaya başladığında stoğundaki balı sulandırıp etrafa yayacak devamlı. Besleme ve beslenmede 1 şeker 1 su kıvamındaki nektarı tüketecek. Ama çerçeveler full koyu ile dolarsa seyreltip yayacak yeri kalmazsa arıda farklı çalışma şartı doğacaktır ki daha yeni kadrolarını yeni çıkartan arı birde farklı işlerle uğraşmış olacaktır. Yavru sahasının hızlı açılmasına da engel olacaktır. Buradaki amacımız şu arı aç kalmasın. Devamlı nektar gelişinin olduğunu bilsin ve yavru sahasını olabildiğince genişletsin.

TRAKYA ARI’SI

Dünyada koruma altına alınan ikinci arı türü “Trakya Arısı”

Özellikleri;

  1. Kışlaması iyi bir arı cindir.
  2. Sezonda (iyi bir sezonda – arının işlediği gün sayısı fazla olan) normal bir bakım ile koloni başına 50 kilogram a kadar bal üretebilir.
  3. Hastalıklara karşı dirençli bir yapısı vardır.
  4. Diğer arı ırklarına göre ömrü 6 ile 9 gün daha fazladır. Bu çok önemlidir verimi arttıran en önemli özelliklerden biri arı en yoğun dönemde çalışma süresini etkiler. Buda verimi arttırır.
  5. Trakya Arısı kendi kendine varrao mücadelesini yapabilmektedir.
  6. Az arı ile kışlar ve çabuk çoğalması bir başkan iyi özelliğidir.
  7. Kırklareli’nin Istrancalarında yaşayan Trakya arısı şuan bölgeye başka arıların girmesinin yasak olduğu arındırılmış ve Dünyada Kafkas Arısından sonra ikinci olarak ırkı koruma altına alınan Trakya Arısı dır.
  8. Haziran – Temmuz ayında iyi bal tutar.
  9. Arıcıların çalışması kolay sakin ve sokma özelliği olmayan/az sakin olan bir arı cinsidir.


Trakya arısının, çalışkan ve hastalıklara karşı dirençli özellikleriyle kendisini Türkiye’ye kabul ettirdiğini söyledi. Farklı iklim koşullarına da uyum sağlayan Trakya arısının oldukça verimli olabildiğini belirten Ulus, mevsim şartlarının uygun olması halinde sezonda bir kovandan yaklaşık 50 kilogram bal alınabilmektedir.

Ülkemizde bilinen birden fazla arı ırkları bulunmaktadır. Bunların bir kısmın tescillenip adı konulmuş bazıları ise halk tarafından bilinip ama bilimsel olarak herhangi bir çalışma ve projeler yapılamadığından sadece halk tarafından ismi bilinmektedir. Trakya arısı da bunlardan biri sayılabilir. Bazı araştırmalar yapılmış ama belirli bir düzeye ne yazık ki getirilememiştir.

Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Yardımcısı Rıdvan Ulus, 

Trakya arısı diğer arı ırklarına göre ömrü 6 ila 9 gün daha fazla bu da bir arıcının bal sezonunda kovan başına veriminin çok daha fazla olmasını sağlıyor ayrıca Trakya arısının uysal oluşu saldırgan olmayışı bu arıyla çalışırken maske takmanıza bile gerek kalmıyor.Trakya arısının bir başka özelliği de kendi kendine varrao mücadelesi yapması az arıyla kışlayıp çabuk çoğalması önemli özelliklerindendir. Kırklareli’nin Istıranca dağlarında yaşadığı tespit edilen Trakya Arısı, dünyada Kafkas arısından sonra koruma altına alınan ikinci arı ırkı olma özelliğini taşımaktadır.

İlk başlangıçta Bodenheimer ve diğer bazı araştırıcılar bu bölge arısını Karniyol ırkı olarak tanımlamışlarsa da Ruttner Trakya Bölgesi arısını Anadolu arı ırkı olarak tanımlamıştır. Ancak daha sonra yapılan morfolojik ve performans belirleme çalışmalarında bu bölgenin arısının Anadolu ırkından farklı olduğu görülmüş ve son yıllarda yapılan DNA çalışmalarında da bu bölge arısının Karniyol ırkı ile karşılaştırıldığında, daha kısa ve dar kanat ile daha küçük vücuda sahiptir.

Trakya Arısının Özellikleri
Trakya arısı, kışlama yeteneği yüksek, hızlı gelişebilen, Haziran-Temmuz aylarında iyi bal tutan, çalışması kolay ve sakin bir ırk olarak bilinmektedir.

Trakya arısının güçlü genetik yapısı ; “Genetik yapısının ne kadar kıymetli olduğu ortada. Bütün dünyada hayvan ve bitki genleri koruma altında. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da bu çerçevede Trakya arısını genetik yapısı bozulmadan 2010’da koruma altına aldı. Bütün arıcılarımız da bu konuda hassas davranıyor. Arılar, genetiğinin korunması dolayısıyla değişik iklim koşullarına dayanıklılık, çalışkanlık, uzun ömürlülük, saflık ve kendini temizleyen özelliğini kaybetmedi. Bu da Trakya arısına gösterilen ilgiyi arttırdı” dedi.

Trakya arısının genetik özellikleri nedeniyle Türkiye’nin birçok bölgesinden de rağbet gördüğünü dile getirdi. Bazı bölgelerde arı ölümleri nedeniyle popülasyonun azaldığını ortadadır, “İç Anadolu ve doğu Karadeniz bölgesinde, arı ölümleri nedeniyle oluşan açık Trakya arısıyla kapatılıyor. Talep, bölgelerdeki arı ölümlerine göre değişiyor. Bu yıl ölümlerin fazla olması nedeniyle talep fazla. Trakya arısı adeta İç Anadolu ve doğu Karadeniz’in sigortası oldu. Trakya arısı bakanlığımızca Kırklareli’nin batı bölgesinde oluşturulan izole alanda korunuyor. Biz de bundan çok memnunuz. Trakya arısını koruyacağız ve çoğaltacağız.”

Ulus ayrıca, Ortadoğu Teknik ve Namık Kemal Üniversitesince yapılan araştırmaya göre, Trakya arısının diğer arı ırklarına göre 9 gün daha fazla yaşadığı ve Türkiye’nin en sakin arı ırklarından biri olduğunu kaydetti.

Edirne Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Erdoğan Altınordu, bölge adının verildiği Trakya Arısı’nın, birçok kişi tarafından bilinen bir ırk olmasa da, bu arı türünün dünyada koruma altına alınan ikinci arı türü olduğunu bildirdi.
Altınordu, Trakya Bölgesi’nin coğrafik yapı itibarıyla Balkanların uzantısı konumunda olduğunu ifade ederek, toprak, bitki örtüsü ve ekolojik yönden ortak özelliklere sahip olduğunu söyledi. Dünyadaki arı ırk ve ekotiplerinin oluşumlarında bölgelerin coğrafik yapı ve ekolojik önlemleri dikkate alındığında bu bölgedeki arılar arasında bir benzerliğin bulunmasının normal karşılanması gerektiğini ifade eden Erdoğan Altınordu, “İlk başlangıçta Bodenheimer ve diğer bazı araştırıcılar bu bölge arısını Karniyol ırkı olarak tanımlamışlarsa da Ruttner Trakya Bölgesi arısını Anadolu arı ırkı olarak tanımlamıştır. Ancak daha sonra yapılan morfolojik ve performans belirleme çalışmalarında bu bölgenin arısının Anadolu ırkından farklı olduğu görülmüş ve son yıllarda yapılan DNA çalışmalarında da bu bölge arısının Karniyol ırkı ile karşılaştırıldığında, daha kısa ve dar kanat ile daha küçük vücuda sahiptir.” dedi.
“Trakya Arısı, dünyada koruma altına alınan ikinci arı türü”
Morfolojik ve davranışsal olarak daha büyük populasyonlarla yeniden tanımlanmaya ihtiyacı olduğunu belirten Altınordu, bu bölge arısının Akdeniz ve Çukurova koşullarında verimli olamadığının görüldüğünü kaydederek, Trakya Arısı ile ilgili şunları söyledi; “Kırklareli’nin Istıranca dağlarında yaşadığı tespit edilen Trakya Arısı, dünyada Kafkas arısından sonra koruma altına alınan ikinci arı ırkı olma özelliğini taşımaktadır.”