Ceviz Ağacı Bakımı Nasıl Yapılır?

4 Ocak 2018 Yazar: Hakan Kutluay

Beslenmemizde önemli bir yeri olan ceviz, yağ ve vitaminler açısından oldukça zengindir. Ülkemizde ceviz yetiştiriciliği son yıllarda yaygınlaşmıştır. Ceviz ağacından iyi verim alabilmek için takip edilmesi gereken bazı önemli ipuçları bulunmaktadır.

Ceviz ağacının bakımı zahmetli değildir. Toprak ve iklim konusunda seçici olmadığını söyleyebiliriz. Ceviz ağacının en büyük yaşam ihtiyaçlarından biri ise sudur.Ceviz ağacının bakım aşamalarını 5 ana başlıkta toparlayabiliriz. Bunlar; sulama, gübreleme, toprak işleme, budama ve hastalıklarla baş etme olarak sıralanabilir.

Ceviz Ağacında Sulama

Ceviz ağaçları, kazık köklü ve geniş dalları – yaprakları olan bir ağaç türü olduğu için bol suya ihtiyacı vardır. Ağacın kapladığı alan kadar sulanması gerekir, diyebiliriz. Toprak yüzeyinde her kapladığı metre kare başına 1000 ya da 1500 litre kadar suya(yağışlarla beraber toplam miktar) gereksinimi vardır. Yıl içerisinde bu miktar ülkemizde yağışlarla karşılanabilmektedir. Kalan kısım sıcak mevsimlerde tamamlanabilir. Yine de ceviz ağacının en çok sulamaya ihtiyaç duyduğu mevsimlerde, ülkemizin genelinde yağış miktarının yetersiz olabildiği görülebilir.Bu durumda sulama ekstradan yapılmalıdır. Toprağının geçirgenliği yüksek olan ceviz ağaçlarının dikim çukurları da derinlerdeyse, bu sulama en azından 4-5 sene kadar düzenli yapılmalıdır. Ceviz ağacının dikim çukurunun ne seviyede olduğu yetiştirme sürecini oldukça etkiler. Özellikle yaz mevsiminde yapılan sulama, ceviz ağacının genel sağlık kalitesini birebir etkiler. İlkbaharda ise; ağacın gelişmesi ve meyvelerinin büyümesi açısından su ihtiyacının doğru şekilde karşılanması önemlidir. Bahar ve yaz aylarında susuz kalan ceviz ağacı, gelişmeyi yavaşlatır ve böylece meyvelerinin oluşumu olumsuz etkilenir. Sonbahara gelindiğinde ceviz ağacını sulamaya yavaş yavaş ara vermek gerekir. Özellikle erken donların yaşanma ihtimali varsa, sulama yapmak ağacın zarar görmesine neden olur. Ceviz ağacı, kuruyabilir. Hasattan önce yapılan son sulama, eğer çok fazla yağış yoksa hasat işlemi bitiminde yeniden ve son defa tekrarlanmalıdır. Hasat sonrası çok sulama yapılırsa da zararlıdır. Ağaç uykuya geçebilir.

Ceviz ağacı suyu sever ancak; taban suyu yüksek olan araziler bu ağaca uygun değildir.

Ceviz Ağacının Su İhtiyacı Olduğu Durumlar

  • Ağacın gelişim dönemini kapsayan bahar ve yaz aylarında 
  • Gübreleme yapılırken 
  • Cevizin meyvesi misket büyüklüğüne geldiğinde 
  • Meyvenin içi olgunlaşırken 
  • Hasat zamanından 2 hafta önce 
  • Budamaların bitiminde 

Eğer bölgede geç donlar yaşanıyorsa, ceviz ağacı henüz uyanmadan sulama yapılması, ağacı geç uyandırır. Bu da fayda sağlar.

Sulama Yöntemleri

Dikimden sonraki senede salma sulama denilen sulama türünden uzak durulmalıdır. Salma sulama ağacın ihtiyacı olan toprak içeriğini (mineraller ve gübreler) yok edebilmektedir. Salma sulamanın bir diğer dezavantajı da kök diplerinde çok su biriktirdiği için çürümeye sebep olabilmesidir.

Ceviz ağacında hem fidan hem de olgunluk döneminde damlama sulama yönteminin yapılmasını tavsiye ediyoruz. Damlama sulama yönteminin çalışma prensibi, ağacın nemsizlikten hasar görmeden bir seferde daha az miktar su kullanarak basınçlı boru ve damlatıcılar eşliğinde bitki köklerine iletmesi üzerinedir. Böylece sulama suyundan en faydalı şekilde yararlanılmış olur. Suyun ulaştığı alan gölgededir ve böylece buharlaşma olması engellenir. Bu da sudan tasarruf edilmesini sağlar. Ağacın kökleri neme doyar ve bu da meyve kalitesini olumlu etkiler. Bitkinin sıra araları sulanmadığı için başka otların gelişmesi mümkün olmaz. Toprak üstünde kalan kısımlar sulanmadığı için herhangi bir hastalık durumu da yaşanmamaktadır. Damlama sulama yöntemi sayesinde gübrelerden de en iyi şekilde yararlanılır. Ve tüm bunların yanı sıra damlama sulama sisteminde, ağacı hangi miktarda sulamak istediğiniz ve bunun düzenlenmesi daha kolay uygulanabilmektedir.

Eğer ceviz ağacı meyve verdiyse…

Meyve vermeye başlamış ceviz ağaçlarının sulanma ihtiyacı ceviz fidanlarından farklıdır. İlkbahardan başlayarak hasat sonuna kadar devam eden sulama, sonbaharda ve kışta eğer yağışlar yetersizse, mutlaka devam ettirilmelidir. Bunun nedeni, meyvenin içinin kaliteli olgunluğa erişmesini sağlamaktır. Ayrıca yetersiz su güneş yanığı, iç kararması ve lekelenmeye de sebep olabilir. Ceviz ağacında çiçeklenme gerçekleştikten sonraki hafta sulamaya başlanmalıdır.

Ceviz ağacının köklerinin hepsine eşit oranda sulama yapmak da oldukça önemlidir. Bu nedenle etkili bir sulama sistemi oluşturulmalıdır.Cevizin sulama suyu kimyasal atıklardan etkilenmemiş özelliklerde olmalıdır.

Her şeyden önce kontrol…

Ceviz ağacı yetiştirmeye karar vermeden önce dikimi gerçekleştireceğiniz arazide, kesinlikle sulama problemi olmadığından emin olmanız gerekiyor. Özellikle sulama yapma konusunda mutlaka önceden hazırlıklı olmalısınız.

Ceviz Ağacında Gübreleme

Ceviz ağacı yetiştirirken gübreleme konusunda özenli davranmak gerekmektedir. Bitkiler, ihtiyaç duydukları besini büyük ölçüde topraktan kökleri sayesinde alırlar. Eğer toprakta bitkinin sağlıklı yetişmesi için gereken besinler yoksa sonradan eklenmelidir. Bu nedenle arazinin toprak analizi ve yaprak analizi mutlaka yaptırılmalıdır. Analiz için toprak alırken toprağın farklı katmanlarından örnek seçmek yerinde olur. Toprağa uygun olan gübrenin çeşidi ve ne kadar kullanılacağını laboratuvarlarda kimyasal yollarla tespit edilir ve rapor çıkarılır. Buna göre ağacın gereksinimi olan azot, çinko, demir, potasyum, fosfor, mangan, bakır gibi elementlerin gübre içeriğinde yeterli miktarda olması sağlanabilir. Hayvansal gübre kullanılacaksa, uzun süre açıkta beklemiş / yanmış küçükbaş hayvan gübresi seçimi doğru olacaktır. Büyükbaş hayvan gübresi de bazı durumlara tercih edilebilir. Ancak fayda – zarar dengesine bakıldığında, büyükbaş gübrelerinin zararı daha çok olabilir.

Yaprak dökümü vaktinde, ağaçların altına gübreyi sererek; ilkbahar geldiğinde çapalama ile toprağa karıştırmak doğru olacaktır. Eğer arazide toprak yeterince beslenmezse, bir süre sonra üretim de azalarak duracaktır. Ceviz ağacından verimli şekilde meyve alabilmenin en önemli yolu gübrelemenin doğru bir şekilde yapılmasıdır.

En sık görülen eksikler…

Ülkemizde ceviz ağaçlarının bulunduğu bahçelerde, toprağın içeriğinden en sık görülen eksiklik demir eksikliğidir. Demir eksikliği sürgünlerin ucunda yer alan yapraklardan başlayarak dipteki yapraklara doğru azalarak devam eder. Demirin eksik olmasının en önemli sebebi, toprağın kireç miktarının fazlalığı ve Ph değerinin yüksek olmasıdır. Bunlara ek olarak eğer taban suyu yüksekse, bu da demir seviyesini olumsuz etkiler.

Sık görülen diğer bir eksiklik ise çinkodur. Çinkonun eksik olduğu sürgünlerin uçlarındaki yaprakların olması gerektiğinden daha ufak olmasıyla kendini belli eder. Ayrıca boğum araları da dardır; böylece yapraklar daha sık oluşur. Bununla beraber yaprakların damar aralarında minik ve sarı renklerde lekelenmeler görülür. Bor ve magnezyum eksikliği de yaygın şekilde görülebilmektedir.

Cevizde Gübreleme Yöntemleri

  • Yüzeye Serpme 
  • Bandalama 
  • Damlama Sisteminden Gübreleme

Ceviz Ağacında Toprak İşleme

Sonbahar ve ilkbahar mevsiminde dikimin yapıldığı yerler, çok derinlere inmeden sürülmelidir. Eğer gerekliyse sürümden sonra çapalamak da faydalı olabilir. Sürme işlemi sırasında ağaçların gövdesine ya da köklerine herhangi bir zarar vermemeye dikkat edilmelidir.

Sürme işleminin yapılma amacı hem toprağın havalandırılması hem de yabancı ot kontrolünün yapılabilmesidir. İhtiyaç olursa, yaz mevsiminde de yabancı otlar temizlenmelidir.

Ceviz Ağacında Budama

Ceviz ağaçlarının çok sık budanmaya ihtiyacı yoktur. Yine de belirli aralıklarla budama yapılmasının birçok faydası vardır. Ancak budamanın mutlaka işi bilen biri tarafından yapılması gerekmektedir. Yanlış budama, ağacın taç yapısını bozmaktadır. Ağaçta kurumuş ya da birbirinin içine karışmış dallar düzeltilmelidir. Ağaç taçlarının ışıktan rahat yararlanabilmesi için budama yapmak gereklidir.

Ceviz ağacının budanması ihmal edilirse; taçlar düzensiz gelişir. Dallarda fazla verim nedeniyle kırılmalar yaşanabilir. Ayrıca budama yapılmadığında meyvelerin kalitesi düşer, erken uyanmalar sebebiyle ağacın doğal yapısı bozulmaya başlar.

Ceviz ağacının kış ve yaz budaması yapılabilir. Kış budaması dinlenme döneminde yapılan ‘verim artırma’ amaçlı bir işlemdir. Ağaçları biçimsel olarak düzenlemektedir.

Yaz budaması ise kış budamasının tamamlayıcısıdır. Güneşlenmeyi artırmak için yapılır. Yaz budamasına yeşil budama da denmektedir. Eğer ağaç çok fazla geliştiyse, yaz budaması gereklidir. Çok hızlı büyümüş olan sürgünler kesilerek, seyreltme kesimler yapılmalıdır.

Budamanın Faydaları Nelerdir?

  • Ağacın kısa sürede iyi meyve vermesini sağlar 
  • Ağaç güneş ışığından verimli şekilde faydalanır 
  • Ağacın genel formu ve dalların ne kadar gelişeceği kontrol altına alınır 
  • İlaçlama yapıldığında daha iyi sonuç verir 
  • Verimi düşen ağaçların gençleşmesi ve yeniden meyve vermesini sağlar 
  • Meyve verme kalitesi giderek artar 

Ceviz ağacını budamak için en ideal dönem, yaprak dökümünden ilkbahara kadar süren dönemdir. Ceviz ağacında yapılan budama yöntemleri şunlardır; tepe budaması, göz budaması, şekil budaması, ürün budaması ve bakım budaması.

Ceviz Ağacı Hastalıkları

Ceviz ağacında görülen en yaygın hastalık, ceviz antraknozudur. Ağacın küçük yapraklarında, meyvelerinde, saplarında ve genç sürgünlerinde görülebilen bu hastalık, küçük noktalar ya da siyah lekelenmeler şeklinde kendini belli eder. Hastalık çok yayılmış durumdaysa, ağaçta yaprak kalmaz. Sonbaharda dökülen yaprakların toplanmasıyla, hastalığın yayılması bir şekilde önlenmiş olabilir.

Hastalıkla mücadele edebilmek için bordo bulamacı ya da başka hazır prepatlarla ağacın gövdesi / dalları ilaçlanmalıdır. Bordo bulamacı, yumuşak çekirdeği olan – meyve veren ağaçlarda; kara lekeler görüldüğünde kullanılır. Bazı durumlarda ise sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser, dal yanıklığı veya yaprak delen hastalıklarında da kullanılır.

Bordo bulamacı yılın bahar aylarında ağaçlara uygulandığında ertesi yıl gerçekleşebilecek birçok hastalık için güçlü bir önleyici olarak değerlendirilmektedir.

Ceviz Üretimi Yapmayı Düşünenler…

Eğer ceviz üretimi yapmayı planlıyorsanız, verim almak sizin için en önemli konudur. İyi mahsul toplamak istiyorsanız, ağaçlarınıza özenle bakmalısınız. Kullanım alanı isteğe göre farklılık gösterebilen ceviz, günümüzde oldukça talep görmektedir. Besin konusunda oldukça güçlüdür ve içeriği çok sağlıklıdır. Kısacası cevizden iyi verim alırsanız, ticari anlamda iyi bir gelir kaynağı olabilmektedir.

Şubat Ayında Yapılan Tarım İşleri Nelerdir?

Tarım sektörü için, şubat ayında yapılan tarım işlerini gruplara ayırarak şu şekilde sıralayabiliriz:


Tarla Ziraati İşleri

1) Bazı ılık bölgelerde ilkbahar ekimleri için toprak işlemesi yapılır. Kaymak bağlamış ekili tarlalar tırmık ve kazayağı ile kırılır ve toprak kabartılır. Fazla kabarık ve kesekli tarlalar ise loglanır. Hafif ve süzek topraklar için mutlaka suni gübreler ve çiftlik gübreleri verilmelidir.

2) İklimi ılık bölgelerde çavdar, arpa, bezelye, bakla gibi çeşitlerin ekimi yapılır.

3) Ekimi yapılan sulak tarlalarda ilk can suyu verilir.

4) Ambarlarda gerekli muhafaza ve mücadele işleri devam eder. Tohumluklar ayrılarak temizlenir, ilaçlanır. Ekime hazır duruma getirilir.

Meyvecilik İşleri

a) Fidan çukurları açılır, toplu meyvelik kurulacak sahalar sürülür ağaç dipleri kabartılarak gübrelenir.

b) Mutedil bölgelerde ay ortasına kadar fidan dikimleri devam eder. Fidan sökümü ve katlaması yapılır.

c) Her türlü meyvelerde (ılık bölgelerde) budama çalışmaları başlar ve devam eder.

d) Çeşitli zararlı ve hastalıklarla kış mücadelesine devam edilir.

e) Özellikle turunçgillerin hasadı devam eder. Ambalajlanarak piyasaya arz edilir. Yaz için depolama da yapılır.


Sebzecilik İşleri

a) Seralarda turfanda sebzeler hasat edilmeye başlanır.

b) Sıcak yastıklara sebze tohumları ekilir. Bazı bölgelerde ay sonuna doğru fideler bahçeye alınabilir. Kışlık sebzelerin ılık bölgelerde hasadı devam eder.

c) İlkbaharı erken gelen bölgelerde yazlık sebze ekimi için toprak işlemesi yapılır, gübrelenir.

d) Sera ve sıcak yastıklarda sulama, çapalama ve ayıklama (seyreltme) işleri yapılır.

e) Çeşitli zararlı ve hastalıkla mücadele yapılır.

f) Seralardan elde edilen ilk turfanda sebzeler ambalajlanarak piyasaya sevk edilir.


Bağcılık İşleri

a) Bağ kurulacak yerlerde ve eski tesislerde derin belleme (Krizma) yapılır, gübrelenir.

b) Köklü ve köksüz asma çubuğu dikimi devam eder.

c) Budama yapılmaya başlanır.

d) Bağlarda kış mücadelesi yapılır. Omcalar(bağ kütüğü) bordo bulamacası ile yıkanırlar.


Hayvacılık İşleri

a) Hayvanlar ahırda olduklarından temizlik ve dezenfeksiyona önem verilir.

b) Çeşitli yemlerle hayvanlar ahır beslemesine tabi tutulur. Çeşitli bakım işleri yapılır.

c) Doğumlar başladığından gerekli tedbirler alınır. Yavrular için özel bakım ve besleme yapılır.

d) Havanın uygun olduğu günlerde hayvanlar meraya çıkarılır.

e) Hayvan hastalık ve zararlarına karşı koruyucu aşılar ve ilaçlar uygulanır.

Tavukçuluk İşleri

a) Kümeslerde temizlik işleri ve havalandırma devam eder.

b) Kuluçka mevsimi başlayacağından gerekli tedbirler alınır.

c) Kümeslerde tane ve suni yemler verilerek dengeli beslenmeleri sağlanır.

d) Çeşitli koruyucu aşılar devam eder ve ilaçlar verilir.


Arıcılık İşleri

a) İklimi uygun yerlerde yavaş yavaş arılar dışarı çıkarılırken, soğuk bölgelerde ise arılar içerde olduklarından havalandırma işleri dikkatle yapılmalıdır.

b) Soğuk bölgelerde şerbet verilmelidir.

c) Oluşabilecek hastalık ve zararlılarla mücadele edilir.

Mart Ayında Yapılan Tarım İşleri Nelerdir?

Tarım sektörü için, mart ayında yapılan tarım işlerini gruplara ayırarak şu şekilde sıralayabiliriz:


Tarla Ziraati İşleri

a) Her türlü tarla ziraatı için toprak işlemesine devam edilir. İşleme ile birlikte gübreleme yapılır. Kaymak bağlamış tarlalar tırmık ve kazayağı ile kırılır. Böylece hububatta kardeşlenme de sağlanmış olur. Güzlük ekim yapılan yerlerde ikinci azot uygulaması yapılır.

b) Yazlık hububat ekimi devam eder. Bu arada çayır-mera ve yem bitkilerinin de ekimi, iklimi uygun yerlerde tütün fidelikleri tesisi ve pamuk ekimine başlanır.

c) Sulanabilir sahalarda can suyu verilirken, tarlalardaki fazla su boşaltılır.

d) Güzlük ekilmiş hububatta mücadeleye önem verilmelidir.


Meyvecilik İşleri

a) Toplu meyvecilik kurulacak sahalar ile eski tesisler sürülür ve gübrelenir.

b) Fidan dikimine birçok bölgelerde devam edilir.

c) Meyvelerde budama ile birlikte aşılama işleri de devam eder. Ilık bölgelerde sert çekirdekli meyveler çiçek açabileceğinden donlara karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni kurulan meyve bahçelerine can suyu verilmelidir.

d) Çeşitli zararlı ve hastalıklara karşı mücadeleye devam edilmelidir. Özellikle armut göz kurdu, püseron ve zeytin güvesine karşı önlem alınmalıdır.

e) Turunçgillerin hasadına ve ambalajlanarak piyasaya arz edilmesine devam edilir.


Sebzecilik İşleri

a) Seralarda turfanda domates, hıyar, kabak gibi sebzelerin hasadına devam edilir.

b) Sıcak ve ılık yastıklara ekilen sebzelerin birinci şaşırtması yapılır.

c) Sebze bahçesi topraklarının işlenmesine devam edilir ve gübrelenerek ekime hazır hale getirilir.

d) Domates, biber, patlıcan yavaş yavaş tavalara alınır.

e) Şaşırtılan ve tavaya alınan fidelere can suyu verilir. Şaşırtılma yapılmamışsa çapalama yapılmalıdır. Özellikle bakla ve bezelyelerde çapalama başlar.

f) Bahçede, serada, sıcak ve ılık yastıklardaki zararlı ve hastalıklarla mücadele edilir.


Bağcılık İşleri

a) Bağ kurulacak yerlerde ve eski tesislerde toprak işlemesi ve gübrelemeye devam edilir.

b) Köklü ve köksüz bağ çubuğu dikimine devam edilir.

c) Don tehlikesi olmayan yerlerde bu ay içinde bağ budamasına son verilir. Tehlikesi olan yerlerde donların geçmesi beklenmelidir. Nispeten mutedil iklimli yerlerde ve ılıman bölgelerde aşılama işlemlerine de başlanır.

d) Hastalık ve zararlılarla mücadele edilmeli, soğuk bölgelerde omcalar gözler patlamadan bordo bulamacı ile yıkanmalıdır.


Hayvancılık İşleri

a) Bazı bölgelerde hayvanlar meraya çıktıklarından ahır işleri yavaşlar. Ancak Doğu Anadolu Bölgelerinde ahır temizliği, havalandırma, dezenfeksiyon işler devam eder.

b) Meraya çıkarılmış hayvanlara da ek yemler verilir. Diğer ahırda bulunan hayvanların yemlenmesi ve bakım işleri yapılır.

c) Devam eden doğum işleri ile ilgili gerekli tedbirler alınmalıdır.

d) Bazı bölgelerde meralarda otlatma başladığından meraların ıslah çalışmaları yapılır. Özellikle nöbetleşe otlatma yapmakla meraları korunduğu gibi daha uzun süre faydalanılabilir.

e)İlkbahar mevsimi ile birlikte oluşabilecek salgın hastalıklar ile diğer zararlılara karşı koruyucu aşı ve mücadele yapılır.


Tavukçuluk İşleri

a) Kümeslerde bakım, temizlik, dezenfeksiyon işleri devam eder. Kümes pencereleri kedi, köpek, tilki, sansar gibi hayvanların ve kuşların girmelerine engel olacak şekilde kafes teli ile kaplanmalıdır.

b) Kuluçka mevsimi olması nedeniyle bu amaçla yapılan işlere önem verilir. Damızlığa uygun yumurtalar seçilerek üretim yapılır.

c) Beslenmede özellikle yeni çıkan civcivlere önem verilerek,büyümelerini sağlayan yem çeşitleri seçilir.

d) Tavuk hastalıklarına karşı koruyucu aşılar ve önleyici ilaçların uygulanmasına devam edilir. Özellikle civcivlerde bu durum özel bir önem taşımaktadır.


Arıcılık İşleri

a) Arılar bazı bölgelerde dışarıya çıkacaklarından kovan bakım işleri buna uygun olarak devam eder.Kovan çerçeveleri tamir edilir. Küflü ve kırık çerçeveler değiştirilir.

b) Arılar bal toplama faaliyetine başladıklarından bakım işleri artacağından arıcılık malzemeleri daima çalışır halde bulundurulmalıdır.

c) Kovanlarda hastalık yapmaması için ilkbahar temizliği yapılır ve gerekli ilaçlar kullanılır.

Soğan Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır, Soğan Hangi Yollar ile Yetiştirilir.?

Bahçenizde yeşil soğan yetiştirmek isteyen kişilerin ilk aklına gelen soru ”soğan nasıl ekilir” dir. Taze soğan ekiminden önce gübre seçiminden tutun toprak yapısına kadar bir çok etken hakkında bilgi sahibi olmanız gerekir.
Soğan yetiştirmek isteyenler öncelikle soğanın 2 farklı yol ile yetiştirilebileceğini bilmelidirler. Bu yollardan ilki doğrudan tohum ile soğan üretimi yapmak, yani arpacık diğer adları ile kıska ve güğer ile üretim yapmak, ikincisi ise fide ile ve tepsi soğanı ile üretim yapmaktır.
Direk Tohum Ekimi İle Üretim
Bu üretim şeklinde en önemli olan unsur  çeşit seçimidir. Ekimi yapacağınız bölgenin ekolojik koşulları göz önünde tutulup o bölgede daha önce denenmiş ve başarı elde etmiş çeşitler üretilmelidir. Aksi halde soğan üretimi için bütün şartlarını yerine getirseniz dahi yanlış çeşit seçimi yapmışsanız özellikle ticari şartlara uygun ürün elde etmeniz çok zor olacaktır. Çünkü bildiğiniz üzere her soğan çeşidi tohumdan baş bağlama özelliğine sahip değildir.
Ekim Zamanı
Ekim zamanları soğan çeşidinin kısa gün, orta gün ya da uzun gün çeşidi olup olmadığına göre değişiklik göstermektedir.
Kısa Gün Soğanları
Kısa gün soğanlarında hasat tarihi çeşitlere göre değişse bile tohum ekimi tarihi değişmez aynı kalır. Kısa gün soğanlar için en uygun olan tohum ekimi zamanları 10 eylül ile 10 ekim zamanları arasındadır.
Kısa gün soğan tohumlarının ekimi ülkemizin güney bölgelerinde yaşıyorsanız bu tarihlerin sonuna doğru ekimi yapmalı, eğer ülkemizin kuzey bölgelerinde yaşıyorsanız o zaman bu tarihlerin başlarına doğru tohum ekimini yapmanız gerekir. Eğer tohum ekimini zamanından önce yaparsanız bitkiler ilk bahara daha gelişmiş olarak girerler ve kısa bir sürede sapa kalkacaklardır.

Elbette sapa kalkma durumu soğanın çeşidine bağlıdır ama bu olayı etkileyen faktörler arasında tohum ekim zamanının ayarlanamaması da vardır. Ve bildiğiniz üzere bu sapa kalkma durumu ticari olarak istenmeyen bir durumdur çünkü sapa kalkan bitkilerden ticari kalite bakımından yüksek bitkiler elde edilmez.
Tohum ekim zamanı geciken bitkiler hasat tarihini belirleyen gün uzunluğunda vejetatif gelişmeyi tamamlayamazlar ve bu yüzden de başlar küçük kalır.
Orta Gün Ve Uzun Gün Soğanları
Orta gün ve uzun gün soğanlarında tohum ekim zamanı ocak ve mart aylarıdır. Bu soğanların tohum ekimleri mibzer ile yapılmalıdır. Mizber yani tohum ekim makinasının kullanılma sebeplarinden bazıları; birim alanda daha az tohum kullanmak, standart bitki mesafe ve aralıklarının daha iyi belirlenmesi, sabit dikim derinliğinin net olması ve birim alanının böylece çok daha verimli kullanılmasıdır.
Elle serpme yöntemi le ekim yapacaksanız birim alana gerekli olan tohum miktarı 1 ila 1.5 kg olmalıdır. Fakat mekanik mizber kullandığınız zaman 600 ila 800 gram, pinömatik mizber kullandığınızda da 300 ila 500 gram kadar tohum gereklidir.
Tohum ekim derimliği 1 ila 1.5 cm’yi geçmemelidir. Bazı durumlarda tohum ekim derinliği 6 ila 9 mm olarak verilir fakat kurak ve rüzgarlı geçen dönemlerde bu ekşm derinliğinde önemli oranlarda çimlenme kayıpları oalbilir. Birazda olsa derine yapılacak olan ekimler bu riski tamamen ortadan kaldırabilir. Fakat burada unutulmaması gereken en önemli nokta ağır yapıda olan topraklarda ekim derinliği kesinlikle 1 cm’yi geçmemelidir.
Ekim sıklığı elbette yetiştireceğiniz çeşidin büyüklüğüne, yetiştirme yapılacak toprağın verimlilik özelliklerine bağlı olarak değişir ve sıra arası 15 ila 20 cm ve sıra üzeri 5 ila 8 cm mesafe bırakılması en ideal olandır.


Arpacık İle Üretim
Bu üretim şeklinde bir tohumdan tekrar tohum elde etme süresi 3 yıl kadardır. Direk tohumdan baş bağlayan çeşitlerde 1 yıl içerisinde baş soğan üretimi yapılabilir. Fakat arpacık ile üretilen çeşitlerde bu süreç 2 yıl kadardır. Elbette en başta en önemli olan arpacık üretimi için en uygun olan toprağı seçmektir. Daha sonra tohum ekim zamanından 3 ila 4 ay önce 15 ila 20 cm derinliğinde işlenmelidir. Kısa bir süre sonra yapılacak olan ikinci bir toprak işleminden sonra toprak yüzeyi düzeltilmelidir.
Arpacık üretimi için genelde 120 cm genişliğinde olan tahtalar hazırlanır. Tahtalar arası mesafe ise 40 cm kadar olmalıdır.

Yağışlar ve hava koşulları izlenmek sureti ile şubat ve mart aylarında tohum ekimi yapılmalıdır. Tohumlar ya çok dikkatli bir şekilde el ile serpilir ya da çiziye çekilir. Eğer ilk defa bu ekim türünü yapacaksanız o zaman çiziye çekmenizde fayda vardır. Çiziler arası 5 ila 6 cm mesafe bırakmanız yeterli olacaktır. Çiziler üzerinde ise her santimetre kareye 1 veya 2 tohum bırakın. Dekar için gerekli olan tohum miktarı ise 2 ila 3 kg kadardır. Ekilen bu tohumlar 10 ila 15 gün sonra çimlenmeye başlarlar. Bu dönemden sonra yapmanız gereken ise sürekli olarak yabancı otları temizlemektir.
Tohumları ektiğinizden 5 ila 6 ay sonra arpacıklar söküme gelir. Hasat zamanının geldiğini ise yapraklarının sararmasından anlayabilirisniz. Hasat daima kuru havada yapılmalıdır ve topladığınız arpacıklar 2 ila 3 gün bir süre boyunca kurutulmalı ve daha sonra uygun şartlarda depolanmalıdır. Bir dekar alandan uygun şartlarda elde etmeniz gereken arpacık miktarı yaklaşık olarak 1 ila 1.5 ton arasındadır.
Arpacık ile üretim yaparken en uygun mesafe sıra arası 25 cm ve sıra üzeri 10 ila 12 cm’dir. Kuru soğan üretiminde kullanılacak arpacıklar 1.0 ila 1.8 cm çapında olmalıdır. Dekara gerekli olan arpacık 35 ila 40 kg kadardır. Fakat bu noktada unutmamanız gereken en önemli şey kuru soğan üretiminde iri arpacık kullanımı sapa kalkmayı teşvik eden önemli bir faktördür.
Fide İle Üretim
Tohumdan baş bağlayan çeşitlerin üretiminde fide ile üretim yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem özellikle tohumun çok değerli olduğu durumlarda kullanılan bir yöntemdir. Fakat direk tohum ekimi ile yapılan yönteme nazaran daha masraflı olduğu kesindir.
Bu fideler soğuk yastıklarda üretilir. Ekim için hazırlanan alana metre kareye 15 gram kadar tohum serpilir. Özellikle ot alma ve yoğun çıkışların olduğu bölgelerde seyreltme yapılmalıdır ve düzenli olarak sulamaya dikkat edilmelidir.
Özellikle bu dönemde soğan sineği problem olabilir. Bu gibi bir durumda gerekli görürseniz mücadele yapabilirsiniz.
Fideleriniz 0.5 ila 0.7 cm gövde kalınlığına ulaştığında tarlanızda hazırlanan yerlerine dikime hazır demektir. Aralık ve sıra mesafesi ise direk tohum ekiminde olduğu gibidir.
Soğan Ekimi İçin En Uygun İklim
Soğan bitkisi gündüzleri kurak ve sıcak, geceleri ise serin karasal iklimi sever ve yağışlı bir ilkbaharı ister.  Bu türü yetiştirmek isteyenler kesinlikle gün uzunluğu ve sıcaklık faktörleini göz ardı etmemelidirler.
Soğan yetiştiği dönemde sıcağa toleranslıdır fakat yaprak ve köklerinin gelişmesi sırasında iklimi serin olan yerleri ister. Bu nedenle özellikle iklimi serin olan yerlerde çok daha verimlidir. Bu dönemde ortalama sıcaklık 12 ila 13 derece olmalıdır.

Soğan baş bağlamaya başladığı dönemlerde ise daha yüksek bir sıcaklığı ister. Bu dönemde soğanın ihtiyaç duyduğu sıcaklık 18 ila 20 derecedir ve başları olgunlaşmaya başladığında ihtiyacı olan sıcaklıkta 23 ila 27 dereceye kadar çıkar. Soğan başının gelişmesi için önem taşıyan bir diğer faktör ise ışıklanma süresi yani gün uzunluğudur.
Soğanın baş oluşumu aşamasında erkenci çeşitler 8 ila 10, orta erkenci çeşitler 10 ila 12 ve geççi çeşitler 13 ila 15 saat kadar gün uzunluğuna ihtiyaç duyarlar.

Soğan Ekimi İçin En Uygun Toprak Ve Gübreleme
Soğan bitkisi besin maddesi içeren hafif bünyeli toprakları sever. Tınlı-kumlu topraklar ve humus bakımından zengin killi kumlu topraklarda çok iyi ürün alabilirsiniz. Fakat unutmamanız gereken soğan bitkisinin toprak asitliliğinin pH 6 ila 6.5 arası olmasıdır.
Soğan yetiştiriciliğinde önemli olan üst üste aynı tarlada kesinlikle soğan yetiştirmemeniz gerektiğidir. Soğanı ekmeye karar verdiğiniz tarla sonbaharda bir veya 2 defa orta derinlikte sürülmelidir ve tezekli olarak bırakılmaldıır.
Ekim mevsiminde ise toprak hazır olduğu zaman diskaro ve tırmık geçirilip kış zamnındaki yağış ve donları ile dağılmış olan tezekler düzenlenmeli ve ardına dikim yapılmalıdır.
Soğan yetiştireceğiniz atrlaya aynı yıl çiftlik gübresi vermeyiniz. Çünkü 1 yıl öncesinde uygulamış olduğunuz çiftlik gübresi çok daha iyi sonuçlar verecektir. Senettik gübre kullanımda ise bu sentetik gübrenin miktarını doğru olarak belirleyebilmeniz için en iyi yol yapılacak olan bir toprak analizidir. Önerilen azot miktarının yarısı ile fosfor ve potasyumun tamamı ekim önecesinde 8 ila 10 cm derinliğe uygulanmalıdır.
Azotun diğer yarısı ise bitkide baş bağlama dönemi başladığında yani bitkinin 8 ila 9 yapraklı olduğu dönemde verilmelidir.
Azotlu gübrede sülfatlı olanları tercih etmenizde fayda vardır. Fakat kesinlikle aşırı azotlu gübre uygulamalarından kaçınmanzı gereklidir. Çünkü aşırı azot başlarda kuru madde oranını düşürür, saklama süresini azaltır ve kaba dokuya sahip olan soğanların üremesini sağlar. Özellikle depolamak için üretilen soğan çeşitlerinde bu durum depolama süresini olumsuz yönde etkiler.

Domates Güvesi (Tuta Absoluta ) Nedir? Nasıl Mücadele Edilir?

DOMATES GÜVESI (TUTA ABSOLUTA) NEDIR? NASIL MÜCADELE EDILIR
Domates güvesi, bilimsel ismiyle Tuta absoluta, ilk olarak 1965’li yıllarda Güney Amerika’da görülmüştür. 2006 yılında da İspanya’dan Avrupa kıtasına giriş yapmıştır. Uygulanan karantina önlemleri sayesinde Avrupa’ya yayılış süresi uzamıştır. Avrupa kıtasından sonra yayılışı hızlanmıştır. Türkiye’de ilk kez 2009 yılında tespit edilmiştir. Bunun en önemli nedeni karantina tedbirlerinin Avrupa Birliği ülkeleri arasında uygulanmamasıdır. Karantina önlemlerinin uygulanmamasının yanı sıra domates güvesi çok hızlı üreyen ve yayılan bir yapıya sahip olduğu için çok kısa bir zaman içerisinde ülkemizde de yayılmıştır. Domates üretimi yapılan birçok ilimize yayılan bu zararlı ciddi hasarlara neden olmaktadır.Domates güvesi, en önemli domates zararlılarından birisi olmakla beraber domates dışında yine Solanaceae familyasından birçok bitkiye de aynı oranda zarar vermiştir. Güney Amerika’nın yerel bir türü olan domates güvesi, Türkiye’ye Ege ve Akdeniz bölgelerinden giriş yapmış ve buradan hızlı bir şekilde yayılmıştır. Bu zararlı, çiftçimizi tehdit eden çok önemli bir unsurdur. Domates güvesi özellikle ülkeye giriş yaptığı Ege ve Akdeniz bölgelerinde çok fazla görülmekte ve gün geçtikçe bölgelerdeki popülasyonu artmaktadır. Bu yayılım 2010 yılından sonra iyice artmasıyla yetiştirme ortamlarına çok fazla zarar verdiği gözlenmiştir. Yaklaşık 1 yıl içerisinde gerçekleşen bu yayılışın domateslere %100’lere varan zararlar verdiği görülmüştür.Yumurta HalindeTırtılErgen GüveErgin ince uzun, yaklaşık 7 mm boyundadır. Grimsi kahverengi kanatlarında siyah noktalar bulunur. Antenleri ipliği andırır. Erkek bireyler 6-7 gün, dişiler ise 10-15 gün yaşarlar. Bir dişi güve yaşamı boyunca 120-260 adet yumurta bırakır. Bu yumurtaları sadece domatese değil bitkinin her tarafına bulaştırır. Yumurta 0.4 mm uzunluğundadır. Silindirik bir yapısı vardır. Krem-sarı rengiyle kendini belli eder. Yumurtalar 4-5 gün içerisinde açılır. Yumurtadan çıkan larva krem rengidir ve başı siyahtır. Bir tırtılı andırır. Bu zararlı 4 larva dönemi geçirir. Birinci dönemde 0.9 mm uzunluğunda olan boyu dördüncü dönemde 8 mm’ye ulaşır. Larva 13-15 gün yaşar. 10. günden itibaren rengi pembeleşmeye başlar. Pupa ise 6 mm boyundadır ve rengi açık kahverengidir. Yılda 12 nesil verebilir. Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde daha hızlı çoğaldığı bilinmektedir. Bu zararlılar 7°C nin altında ve 1000 metre üzeri yüksekliklerde aktif olarak görülmezler.Domates güvesinin larvası yaprağa, gövdeye ve meyvelere delerek girer. Yaprağa geniş şeffaf boşluklar açar. Daha sonra bu boşluklar kahverengiye dönüşerek kurur. Zararlının meyvede oluşturduğu boşluklar düzensiz olmakla beraber meyvenin sap kısmına doğru artış gösterir. Yaprakta ve meyvede açılan boşluklarda güvenin siyah renkli beslenme artıkları gözle görülebilir düzeydedir. Özellikle yapraklardaki siyah artıklar dikkat çekicidir.Meyvelerde açılan bu delikler daha sonra çürümeye ve zarara neden olur. Çürümüş ve zarar görmüş meyveler tüketim ve satışa uygun olmadığı için verilen emeğin boşa gitmesine sebep olur. Domates güvesi diğer zararlılarla karıştırılabilir. Domates güvesi daha olgunlaşmamış domates meyvelerinde görülür ve meyvede oluşturduğu delikler diğer zararlılara göre daha küçük çaplıdır. Domates Güvesi, tedbiri alınmamış,uygulama yapılmamış bitkilere %50-100 arasında hasat kaybına neden olur ve çiftçiye ekonomik zararlar verir. Tedbir alınmadığı sürece üreticinin emeğinin yok olmasına sebep olur. Bu nedenle önceden tedbiri alınmalı, bu konuda mücadele edilmelidir. ‘Domates güvesiyle nasıl mücadele edilir?’ sorusuna cevap niteliğinde geliştirilen birçok yöntem vardır.Domates güvesi ile mücadelede alınabilecek kültürel önlemler. Domates güvesinin tüm dönemleri fide, bitki artığı, domates meyvesi ile taşınabildiği gibi kasa, kutu ve nakliye araçları ile de taşınabilir. Bu nedenle bu materyallerin zararlı ile bulaşık olmamasına dikkat edilmeli, ürünlerin illere ya da bölgelere geçişi sırasında karantina önlemleri alınmalıdır. Dikkatli olunmadığı takdirde zararlı diğer bitkilere de bulaşır ve büyük hasarlara yol açar.Domates güvesinin yayılmasının en büyük sebeplerinden biri üretim esnasında üzerinde bu zararlıların olduğu fidelerin kullanılmasıdır. Fideler kullanılırken üzerinde zararlıların olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Aynı şekilde üzerine zararlı bulaşmış bitkilerin üretim alanından uzaklaştırılması gerekmektedir. Güvenin konukçusu olan yabancı otların da üretim alanı ve çevresinde bulundurulmaması bu noktada oldukça önemlidir.
Toprak sürümü ve solarizasyon, hasat sonrası tarlada kalan zararlı ile bulaşık bitki artıklarının imhası, konukçusu olmayan ürünlerin yetiştirilmesi, seradaki açık alanların tül ile kaplanması, yetiştirme tekniğine uygun sulama ve gübreleme yapılması domates güvesi ile mücadelede alınabilecek kültürel önlemler arasındadır.Domates güvesi (tuta) için feromon tuzağıFeromon tuzağı, üretici tarafından biyoteknik yöntem olarak kullanılır. Bu tuzaklar daha çok domates güvesinin varlığının saptanması, toplu yakalanması ve gözlem amacıyla kullanılır. Ne kadar çok zararlı yakalanırsa, üreyip çoğalmaları da o kadar engellenmiş olur. Fide döneminden itibaren kurulan tuzaklar haftada 2 kez sayılır ve kaydı tutulur. Domates güvesi için kullanılan bu feromonlar sadece erkek bireyleri çekmektedir. Bir feromon kapsülünün etkisi 6 hafta sürmektedir. Tuzaklarda yakalanan güve sayısına göre kimyasal ve biyoteknik mücadeleye başlanır. Tuzaktaki ve bitkiden elde edilen zararlılar teşhis için enstitüye gönderilir. Feromon Tuzağı Su tuzağı40-60 cm lik su dolu leğenlerin içerisine birkaç damla bulaşık deterjanı damlatılır. Kenarlarına, feromon kapsülleri konulur. Feromona gelen zararlılar suya düşerek ölür ve suyun içerisindeki bulaşık deterjanı sayesinde suya batar.Delta tuzakÇatı şeklinde delta tuzaklar kurulur. Taban kısmına yapışkan levha yerleştirilir ve üzerine feromon kapsülü konulur. Feromona gelen zaralılar yapışkan levhaya yapışır.

Kaynak : TarımTürkTv